Garbi Afrika’da, Gine Körfezi sahilinde, Sudan hattasının Nijerya müstemlekesi takriben seksen seneden beri İngilizlerin idaresindedir. Garbi Afrika’ya feyz veren büyük Nijer Nehrinin mecra-ı sefilesi “Nijerya” dan geçer, mensubunda teşkil eden delta Nijerya sahilindedir.

Nijerya, Sudan’ın pek mümbit ve mahsuldar bir parçasıdır ve kuvvetle burada yerlilerin teşkil etmiş olduğu “Sokoto” Sultanlığı vardı ki arazisi İngilizlerin ve zapt ve istilasına uğrayarak ortadan kaldırılmıştır.

Şimali Nijerya’nın merkezi sayılan “Kano” beldesi, şekli ve mamuriyeti cihetiyle değil ancak ticari faaliyetiyle Londra’ya benzetilmiş, buraya “Sudan Londra’sı” denilmiştir. Bu itibarla ehemmiyeti zikre şayan görülür.

Kano şehrinin sekinesini yerli zenci kabilelerden Hadselerle ticaretinin ehemmiyeti yüzünden burada ihtiyar-ı ikamet etmiş olan şimali Afrikalılar, yerliler ve beyaz Araplar teşkil etmektedir.

Kano şehrinin etrafı bir sur ile çevrilidir. Surun on dört kapısı vardır. Şehirde şimali Afrika medeniyeti ile Sudanlıların adet ve ahlakı ve tarz-ı muameresi karışmıştır. Kano bir Afrika şehri manzarası göstermekle beraber sokaklarında meşhut olan fevkalade faaliyet-i hayatiye ile Avopa’nın ticaretgah beldelerini, bahusus Londra’yı andırır. Mühim olan ticaretinin kısm-ı azamı Araplar elindedir.

Kano beldesinin pazar yerlerinde, günün erken ve gece herhangi saatinde olursa olsun fevkalade galebelik görülür. Pirinç, hurma vesair mahsulattan maada, deri ticareti vasi bir mertebededir. Mevad-ı melune olarak nevi nevi Afrika mahsulat-ı nebatiyesi Kano pazarlarında pek revaçtadır.

Sudan’ın başlıca bir ticaret yeri olmasıyla Kano da yerlilerin muhtaç olduğu her türlü Avrupa mamulatı da bulunur. Tezyinat-ı eşyası, kokulu sular yani ıtriyat yerlilerce makbuldür.

Kano ile Nijerya’nın veya Sudan’ın sair tarafları arasında nakliyat develerle icra olunur. Şehre giren ve şehirden çıkan deve katarlarında ekseriya yüz deveye kadar sayılabilir.

Şehirde muhtelif lisanlar konuşulur. Halkın söylediği lisan, Arapça ile karışmış yerli lisanıdır. Sahra-ı Kebir cihetinden de buraya birçok garibanlar gelir, gider. Bunlar arasında Cezayirliler, Tunuslular, Trablusgarplılarla beraber Türkler ekseriyetle görülür.

Bu ticaretgah beldede Afrika’nın muhtelif ırklarına mensup, muhtelif kıyafette insanlar şayan-ı dikkat bir halîte teşkil eder. Sarıklı, çeşit çeşit külahlı, cübbeli adamlar arasında onların da elbise olmayan yalın ayak, başı kabak birçok yerliler de dolaşır, eşya taşır.

Kano’da ayrı ayrı hububat pazarı, hayvanat pazarı bulunduğu gibi hatta nehirde tutulan balıkların alım satım yeri olan balık pazarı da vardır.

Serveti Fünun

26 Kanuni Sani 1928 Perşembe

63. Cilt 1641. Sayı Sayfa: 95

Çev. Mustafa Said ŞAHAN

Sudan ordusu ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilim tırmanıyor

Previous article

Senegal Donanması 690 kg kokain ele geçirdi

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Batı Afrika