Çatışmayı gözlemleyen uzmanlar ve bir tanık Pazartesi günü yaptıkları değerlendirmelerde, Sudan’da orduya karşı savaşan paramiliter gücün Güney Darfur’da bir kasabanın kontrolünü ele geçirerek çatışmaları, yağmalamayı ve yeni bir yerinden edilme dalgasını tetiklediğini belirttiler.

Uluslararası Göç Örgütü tarafından geliştirilen bir takip sistemine göre, Hızlı Destek Güçleri (RSF) ile ordu arasında Kas kasabası çevresinde yaşanan çatışmalar, bazıları yerlerinden edilmiş insanların kaldığı kamplardan olmak üzere 5,000 kadar hanenin kaçmasına neden oldu.

Başkent Hartum’da ordu ve RSF arasında patlak veren çatışma, RSF’nin güç merkezi olan ve zaten uzun süredir çatışmaların yaşandığı Darfur’da etnik temelli şiddet olaylarının ve yerinden edilmelerin artmasına yol açtı.

RSF Pazar günü yaptığı açıklamada Kas’taki bir ordu üssünün kontrolünü ele geçirdiğini, araçlara ve silahlara el koyduğunu ve daha geniş çaplı çatışmanın bir parçası olarak 30 askeri esir aldığını söyledi.

Çatışmaları izleyen aktivist bir grup olan Darfur Barosu, RSF tarafından Kas’ta yağma ve hırsızlığa yol açan bir saldırı olarak nitelendirdiği olayı kınadı.

Cuma günü ABD merkezli Sudan Çatışma Gözlemevi, RSF ve ona bağlı güçlerin Nisan ortasından bu yana Darfur’da en az 26 topluluğu hedef alarak imha ettiğini ve en az 668.000 sivili zorla yerinden ettiğini bildirdi. Raporda, özellikle Arap olmayan topluluklara yönelik saldırıların modelinin, Sudan hükümeti ve müttefiki Janjaweed milisleri tarafından 2003-2004 yıllarında bir isyanı bastırmak için savaşırken işlenen kitlesel zulümlerle aynı olduğu belirtildi.

RSF, Janjaweed milislerinden resmi statüye sahip büyük ve iyi donanımlı bir savaş gücüne dönüştü. Darfur’da sivillere yönelik son şiddet olaylarının aşiret kaynaklı olduğunu ve kendilerinin bu olaylara taraf olmadığını bildirdi.

Sivil yönetime geçiş planıyla ilgili anlaşmazlıkların ortasında patlak veren mevcut savaş, 700.000’den fazlası komşu ülkelere geçenler olmak üzere 3 milyondan fazla insanın yerinden edilmesine yol açtı.

Çatışmaların devam ettiği başkentte ordu, Cumartesi ve Pazar günleri RSF’nin Hartum’un ikiz şehirlerinden Omdurman’daki Sıhhiye kompleksini ve orduya ait Aliaa Hastanesi’ni vurduğunu söyledi.

Hem askeri hem de sivil hastaları tedavi eden Aliaa Hastanesi, çatışmaların başlamasından önce diğer önde gelen tutuklularla birlikte hapishaneden buraya nakledilen eski Sudan lideri Ömer El Beşir’e de ev sahipliği yapıyordu. Ordu Beşir’in şu anda nerede olduğuna dair bir açıklamada bulunmadı.

Cuma gününden itibaren Omdurman’ın ve başkent Hartum’un Nil nehri boyunca uzanan Bahri kentinde yoğun çatışmalar yaşandı.

RSF lideri General Mohamed Hamdan Dagalo Pazartesi günü yayınladığı sesli notta Sudan’daki güçlerinin zafer kazandığını iddia etti. Sudan’da yaygın olarak Hemedti olarak bilinen Dagalo. “Sudan’da barış ve istikrar tercihi her zaman bizim tercihimiz olmuştur ve olmaya devam etmektedir… Ancak savaş seçeneğine de hazırız ve halkımıza insanca bir yaşam sağlamak için kendimizi feda etmeye hazırız,” dedi

Her iki taraf da bölgesel ve uluslararası aktörler tarafından yürütülen arabuluculuk çabalarına açık olduklarını gösterseler de hiçbiri kalıcı bir ateşkesle sonuçlanmadı.

Kaynak: Reuters

Karadeniz Tahıl Anlaşması’nın Sona Ermesi Afrika’nın En Yardıma Muhtaç Kesimi İçin Sancılı Bir Dönem Anlamına Geliyor

Previous article

Ekonomi: Fas, Cezayir’den daha dinamik

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir