Nairobi’nin moda topluluğu, ikinci el giysi pazarını ilham kaynağı ve arka plan olarak kullanıyor.
Doğu Afrika’nın en büyük ikinci el pazarı olan Gikomba’daki tüccarlar mallarını alçak ahşap tezgâhlara dizmeye başladıklarında şafak vakti gökyüzünü grinin yumuşak tonuyla henüz renklendiriyor. Kiloyla satın aldıkları ikinci el giysiler, ağzı kapalı büyük plastik paketler içinde kategorilerine göre dikkatle sıralanıyor. Bir yığın kot pantolon. Bir yığın tenis ayakkabısı. Çeşitli renk ve bedenlerde kıyafetler bir sıra halinde düzgünce asılı.
Saatin erken olmasına rağmen Kenya pazarının dar sokakları insan kaynıyor ve satıcılar birbirlerine bağırarak mallarını tanıtıyor. Bir tüccar yeni bir paket açtığında gerilim yükseliyor. Müşteriler akın akın “kamera” avına çıkıyor.
Maisha by Nisria Collective’in 21 yaşındaki tasarımcısı Isichy Shanicky bu durumu şöyle açıklıyor; “Bir dergide ya da televizyonda görebileceğiniz kıyafetlere benzeyen parçalar. Kameraya çekilmeyi hak eden parçalar.”
Milyonlarca Kenyalı gibi o da Gikomba’nın labirentlerinde yazılı olmayan kurallara uyarak zahmetsizce nasıl gezineceğini biliyor.
Erken gelin. Yeni bir paket açıldığında orada olmak istersiniz diyen Shanicky, “İyi giyinin. Satıcı fiyatı belirlemek için size bakacaktır. Beğendiğiniz bir parça görürseniz, onu elinizde tutun. Yoksa başka biri sizin değerli bulduğunuza sahip çıkacaktır.” dedi.
İkinci el alışveriş o kadar popüler ki, kendi kelime dağarcığını ve görgü kurallarını geliştirmiş durumda.
Yurt dışından gönderilen ikinci el giysiler Kenya ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Ülke 2021 yılında 169 milyon dolar değerinde giysi ithal etti. Sadece Gikomba pazarı yaklaşık 65.000 kişiye istihdam sağlıyor. Eleştirmenler bu durumun, rekabet etmekte zorlanan ev tekstili endüstrisinin ve çevrenin zararına olduğunu söylüyor.

Nicholas Kilonzi kariyerini Gikomba’da yaptı. 2009 yılında babası ölmüş ve ailesi Kilonzi’nin eğitim masraflarını karşılayamaz hale gelmiştir. İlk işini bir ikinci el ayakkabı tüccarına yardım ederek buldu ve sonunda bugün üç kişinin çalıştığı kendi işini kurmak için yeterli parayı biriktirdi.
Kamera olmayan, düşük kaliteli, hasarlı ya da yıpranmış giysiler tanesi 50 şilinden (0,35 dolar) satılıyor. Geriye kalanlar endüstriyel kilim oluyor ya da Gikomba’nın yanından akan Nairobi Nehri’nin kıyısına atılıyor. Tüm giysilerin yaklaşık üçte biri, parçalanarak toprağı ve okyanusu kirleten parçacıklara dönüşecek plastik atıklardan oluşuyor.
Hızlı moda endüstrisinin sonuçlarından biri olan istenmeyen giysilerden oluşan renkli dağlar nehrin kıyılarını kaplıyor. Bu tür manzaralar, dünyanın moda başkentlerinin göz alıcı podyumlarından ve ışıltılı vitrinlerinden uzakta, Küresel Güney’de tanıdık bir manzara haline geldi.
Nairobi Moda Haftası’nın arkasındaki yaratıcı ekip, sektörün çevresel ve sosyal günahlarına ayna tutmak amacıyla çöplükte bir fotoğraf çekimi düzenledi. Çekim, Nisan’dan Kasım’a kadar sürecek olan Just Fashion kampanyasının bir parçası.

“İkinci el ile savaşmaya çalışmıyoruz. Moda milyonlarca insana istihdam ve uygun fiyatlı giysi sağlıyor. Modayı sürdürülebilir kılmak için sorumlu tüketici tercihlerini ve hükümet düzenleme politikalarını savunuyoruz. İnsanların satın aldıkları şeyler fark yaratıyor,” diyor çekime katılan çevre aktivisti ve model Idah Garette.
Idah’ın kampanya fotoğraflarında giydiği elle boyanmış sürdürülebilirlik mesajları içeren organik ipek elbise, Kenya’nın etik moda tercihlerini teşvik eden üst düzey tasarımcılarından Deepa Dosaja’nın bir eseri. “Olumlu bir değişim gördüm,” diyor Dosaja. “Eskiden Dubai ya da Londra’dan alışveriş yapan insanlar artık Kenya’dan giyinmekten gurur duyuyor. Etik moda sadece çevre için daha iyi değil. Onurlu ve anlamlı bir istihdam yaratıyor.”
Bugün genç tasarımcılar Kenya’nın moda pazarını şekillendiriyor ve ikinci el ile olan uzun ve çatışmalı ilişkisini yeniden keşfediyor. Maisha by Nisria genç bir moda stüdyosu. Yaşları 21 ila 28 arasında değişen tasarımcıları, ikinci el giysilerden ve atılmış kumaşlardan orijinal parçalar yaratıyor. Gikomba gibi yerlerden alışveriş yapmak, yaratıcı süreçlerinin bir parçası ve ticaretlerinin çevresel etkisini azaltmanın bir yolu.
“Bir parçaya dokunuyorsunuz ve o sizinle konuşuyor” diyor 28 yaşındaki tasarımcı Conde Tausi, ikinci el kullanmanın bir ihtiyaç olarak başladığını ve sonunda bir amaca dönüştüğünü söylüyor. “İlk tasarımlarımı denediğimde kumaş alacak param yoktu. Bu yüzden annemin gardırobundan giymediği kıyafetleri kullandım. Bir süre sonra gardırobun daha düzenli hale geldiğini fark ettim. Ve bunun belki de gezegen ölçeğinde yapabileceğimiz bir şey olduğunu düşündüm.”















Comments