Avrupa Birliği yetkilisi Afrika’nın sürdürülebilir havacılık yakıt üretme konusunda büyük bir potansiyeli olduğunu ifade etti.

İklim koşullarındaki değişim, oluşan hava kirliliği gibi etmenler temiz enerji ya da diğer adıyla sürdürülebilir enerjinin gündeme gelmesine sebep olmuştur. Temiz enerji doğal kaynak potansiyelini zarara uğratmadan enerji ihtiyacını karşılamayı öncelemektedir. Çevresel açıdan sürdürülebilir hava yolculuğuna yönelik taleplerin artması Avrupa Birliği’nin Küresel Ağ Geçidi altyapı fonu kapsamında temiz jet yakıtı projelerini desteklemek için yönünü Afrika’ya çevirdiğini söyledi.

AB, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne rakip olarak gördüğü 324 milyar dolarlık altyapı planının yarısını Afrika’ya ayıracağını ifade etti.

Avrupa Birliği’nin Küresel Ağ Geçidi altyapı fonu Afrika’daki yenilenebilir tesisleri ve yeşil hidrojen girişimlerini desteklediğini ve sürdürülebilir havacılık yakıtını araştırdığını söyledi.

Avrupa Komisyonu sözcüsü Stefan De Keersmaecker, “Küresel Ağ Geçidi kapsamında Komisyon şu anda olası ortak finansman mekanizmalarını ve garanti araçlarını araştırıyor.” şeklinde açıklama yaptı.

Sürdürülebilir havacılık yakıtı havacılık endüstrisi için düşük karbonlu yakıt alternatifi olup ve diğer hammadde kaynaklarının yanı sıra çeşitli mahsullerden de yapılabilir.

AB, 11 Afrika ülkesinde sürdürülebilir havacılık yakıtı fizibilite çalışmalarını ve sertifikasyonunu desteklemek için 31 Aralık’a kadar 4 milyon avroluk bir kapasite geliştirme projesi başlatacağını duyurdu.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne göre, 2050 yılına kadar yıllık küresel 450 milyar litre sürdürülebilir havacılık yakıt talebinin oluşmasına yardımcı olacak ve bunun sonucunda Afrika’nın az kullanılan geniş tarım arazilerinin rağbet görmesine sebep olacaktır.

Afrika kıtasının yetersiz altyapıya sahip olması, kısıtlı sermaye imkanı gibi sebeplerden dolayı kıtada sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi yapılmıyor.

Afrika Sivil Havacılık Komisyonu Çevre Müdürü Frankline Omondi, “Kurumun sürdürülebilir havacılık yakıt üretiminin birkaç yıl içinde en az iki Afrika ülkesinde başlatılmasını ve üçüncüsünde de potansiyel bulunmasını istiyorum.” şeklinde ifade etti.

Bu bağlamda Afrika kıtasının enerji rezerv ve potansiyeli açısından zengin bir kıta olması dikkatleri üzerine çekmektedir. Diğer taraftan Kuzey Afrika’nın dışında kalan Sahraaltı Afrika’nın uluslararası arenada önemli bir yerinin olduğunu söylemek mümkündür. Küresel güç olmak isteyen ülkelerin yeni pazar arayışında gözlerini çevirdikleri yerler arasında Sahraaltı Afrika gelmektedir. Bölgenin zengin enerji rezerv ve kaynaklara sahip olması ancak kaynakları işleyecek sermaye ve teknolojisinin yeterli olmaması diplomatik iş birliği yapma isteğini beraberinde getirmektedir. ABD Başkanı Joe Biden, 13-14 Aralık’ta başkent Washington’da düzenlenen ABD-Afrika Liderler Zirvesi’nde Afrika kıtasından liderleri ağırlamıştır. Zirvede ABD-Afrika ilişkilerinin ve ortak küresel önceliklerde artan iş birliğinin öneminin altının çizileceğini ifade etmiştir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonucu olarak enerji krizinin yaşanması enerji ticaret merkezi olmak isteyen ABD’nin Afrika’yı tarafına çekme isteği doğurmuştur. Öte yandan Avrupa’daki sanayi şehirlerinin işleyişe ve ticarete devam edebilmeleri için enerjiye gereksinim duymaları ve Rusya’nın yaptırımı ile karşılaşmaları sonucu enerji arz çeşitliliğini arttırmak için Afrika’ya yönelmeleri tesadüf değildir.

Kaynak: Reuters

Derleyen: Suzan KOCAAĞA

Mısır, Etiyopya ve Sudan arasında Nil barajı görüşmeleri yeniden başladı

Previous article

BRICS’in genişlemesi dünya ekonomisini nasıl sarsabilir?

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir