Güney Afrika yakın tarihi ile ırkçılığın, sert bir politika olarak karşımıza çıkardığı Apartheid Rejimi ile hafızalarımızda yer ediniyor. Nelson Mandela önderliğinde Apartheid Rejiminin politikalarına son verilmiştir. Mandela, ırkçılık politikalarının sona erdirilmesi konusundaki çalışmaları nedeniyle Nobel ödülüne layık görülmüştür. Mandela, devlet başkanlığı görevini 1999 yılında tamamladı ve görevini; yol arkadaşı Thabo Mbeki’ye devretti. Fakat Mbeki, bir eğitimci olarak, siyasi platformda varlığını fazla sürdüremedi ve makamını kurnaz siyasi elitlere vermek zorunda kaldı (Gençoğlu, 2022). Apartheid Rejimi, çoğunluğu siyahilerden oluşan ülkede, beyaz ırkın üstün olduğu görüşüne hizmet ederek, ülkenin yönetiminin beyaz ırka mensup kişiler tarafından icra edildiği, ırkçı politikalar üreten bir rejimdi. Bu yönetim sistemi geride kalsa da ülkenin siyahi vatandaşlarının zihninde bir travma olarak yer ediniyor. Bu travma, Apartheid Rejiminin kalıntılarıyla da güncelliğini sürdürüyor. Bugün, Güney Afrika’da siyahlar ve beyazlar arasında eşitsizlik ilişkisi görünmez bir duvar olarak varlığını devam ettiriyor.

Apartheid Rejiminin sonlandırılması için müzakerede görev alan akademisyenlerin görüşlerine göre: “Mandela umut sembolleri yarattı ve bu sembolleri müzakereler sonrasında gerçek umutlara dönüştürdü. O bütün bir ulusu buna inandırabilecek bir adamdı. Kendi rolünü oynadı. Ama bu umutları yeterince kurumsallaştıramadı. Mandela sonrası dönemde ise bu kurumsallaşamamanın etkileri kendisini göstermeye başladı.” , “Mandela’nın müzakereler sırasında barışı ön plana alıp adaleti ikinci plana itmesi uzun vadede problemlere yol açtı.” Yapılan araştırmalar sonucunda, bugün siyahilerin çoğu kendini kandırılmış hissediyor. Müzakerelerin sonunda siyahların sadece siyasi haklarını geri alma konusunda başarılı olduğu, buna karşılık ekonomik ve sosyal adaletin sağlanamadığı düşünülüyor (Başer,2017). Netice itibarıyla Zenofobi ve Afrofobi’nin Güney Afrika’da yükselişe geçmesi, bir tesadüf değildir.

Zenofobi, tanımı itibarıyla Afrofobiyi de barındırmaktadır. Afrofobiden ayrı olarak bahsetmemizin nedeni, Afrika ülkelerinin, vatandaşları arasında ortaya çıkan ırkçılığı gündeme getirmek istenmesidir. Zenofobi, basit anlamıyla “ yabancı korkusu, nefreti, farklı kültürde yetişmiş insanları ötekileştirme” olarak tanımlanabilir. Zenofobi, Afrika bağlamında düşündüğümüzde Afrofobi olarak karşımıza çıkmaktadır (Karadağ,2022). Yani özetle Afrika ülkelerinde bulunan vatandaşların, kendi ülkesinde bulunan bir diğer Afrika ülkesine mensup vatandaşlara uyguladığı yabancı düşmanlığına Afrofobi denmektedir. Bir bakıma göçmen karşıtlığı olarak adlandırabiliriz. Zenofobi, Afrika söz konusu olduğunda beyazları da içerisine almaktadır. Günümüzde, zenofobik olaylara yoğun olarak Güney Afrika’da karşılaşmaktayız. Ayrıca Güney Afrika’nın Afrofobinin merkezi olduğunu söyleyebiliriz.

Güney Afrika’da, yabancı düşmanlığına yönelik ilk olay, 1984 yılında Apartheid Rejiminin Bantu anayurt projesi (Bantustant) kapsamında Gazankulu’ya yerleştirilen Mozambikli göçmenlere karşı başladı. Bu olay sonucunda Mozambikliler göç etmek zorunda kaldılar. Apartheid Rejiminden sonra zenofobik olaylar, korku ve nefrete dayalı farklı bir boyut kazandı. 1995 yılında, Aleksandra kasabasında Zimbabveli, Malavili ve Mozambikli bazı aileler fiziksel şiddete maruz kaldılar. İnsan Hakları ve Gözlemci Raporları, 1998 yılında Güney Afrika’da yaşayan Zimbabve, Malavi ve Mozambikli göçmenlere karşı, zenofobik yaklaşımlarda bulunulduğunu belirtmiştir. 2000 yılına gelindiğinde zenofobik saldırılar, beyazların bulunduğu Cape Town bölgesine kadar ulaştı. 2005 yılında, Malavili, Mozambikli, Etiyopyalı hatta Bangladeşli dükkanlar kundaklanarak sahipleri öldürüldü. 2008 yılında, siyasilerin de kışkırtmasıyla zenofobik saldırılar zirve yaptı. Zimbabveli ve Malavili göçmenler şiddetli ve yoğun saldırılar sonucu öldürüldüler. 2013 yılından 2019 yılına kadar Zenofobik saldırılar, tüm dünyayı endişelendirir hale geldi. Son olarak Eylül 2019’da Johannesburg şehrinde başlayan ve özellikle Nijeryalı göçmenleri hedef alan zenofobik saldırılar, sadece ülke içi sorun olmaktan çıktı. Bu saldırılar sonucunda Nijerya ile Güney Afrika arasındaki diplomatik ilişkiler sekteye uğradı. Nijerya, Güney Afrika’da bulunan diplomatik temsilciliklerini geri çağırdı (Gençoğlu,2018).

Ardı arkası kesilmeyen bu saldırıların, çeşitli kaynaklardan beslendiğini söyleyebiliriz. Birincisi, sömürge ve Apartheid Rejimi geçmişi sonucunda yerel halkın, hem maddi hem manevi olarak yoksul kalmasıdır. Öyle ki yerel halkın %70’ten fazlası açlık sınırının altında yaşıyor. Güney Afrikalılar, yoksulluğa sebep olarak, göçmenleri görüyorlar. Afrikalı ve Asyalı göçmenleri ülkelerinden kovarak, onların sahip olduğu iş fırsatlarının kendilerine geleceklerini düşünüyorlar (Abdoul,2022) İkincisi, siyasilerin konumlarını güçlendirmek için göçmen karşıtlığını desteklemeleridir. 2008 yılında göçmen karşıtlığının yükselip, saldırıların artmasının ardındaki etmende hükümetin göçmen karşıtlığını desteklemesidir. 2005 yılındaki zenofobik saldırıları destekleyen hükümetin yanında muhalefet parti lideri, Julius Malema, “bu ülkede sadece benim rengimden, benim dilimden konuşanı dinlerim” açıklamasıyla hükümetin tavrını desteklemiştir.

Güney Afrika’daki zenofobik saldırıları ve yasadışı eylemleri organize eden informal grupların başında Alexandra Dudulu hareketi gelmektedir. Bu hareket Alexandra bölgesinde yaşayan halk tarafından kuruldu. Bölge temelde yerel halkın çoğunlukta olduğu ve yoksulluk içinde yaşadığı bölgedir. Bu grubun tüm eylemleri yasa dışıdır ve şiddet kullanmaktadır. Amaçları ise bölgedeki düzensiz göçmenlere karşı eylemler yapmak ve gerekirse bölgeden kovmak şeklinde özetlenebilir. Bir diğer hareket ise Nhlanhla Lux tarafından kurulan, Dudula Operasyonudur. Grup, 2021 yılı haziran ayında, kayıtsız göçmenleri bölgeden temizlemek kampanyası ile faaliyetlerine başladı. Bu grupta da zenofobik saldırılar sergilemektedir, eylemleri yasa dışıdır ve şiddet kullanmaktadır. (Abdoul,2022) Bu tarz hareketler, üstü açık ya da örtülü olarak hükümet tarafından desteklenmektedir.

Güney Afrika’da ırksal sorunlar yumak gibi büyüyerek daha da karmaşık bir hal almaktadır. Yerel halk, yoksulluktan göçmenleri sorumlu tutmaktayken, zenofobik olaylar sonucunda ülkenin ekonomisi kötüye doğru gitmektedir. Hükümet, problemi çözmek için çabalamak yerine siyasi rant peşinde koşmaktadır. Özetle Apartheid Rejimi bitse de sorunların bittiği söylenemez. Bugün ülkede bulunan beyazların çoğu ülkelerindeki güvenlik kaygıları nedeniyle yatırımlarını başka ülkelere yapıyorlar ve Güney Afrika’dan göç ediyorlar. Ayrıca Güney Afrika’da beyazlar dışında, nispeten aynı geçmişe sahip diğer Afrika ülkelerine mensup vatandaşlara karşı da zenofobik saldırıda bulunulmaktadır. Kendisiyle aynı kaderi yaşayan halklara karşı yükselen Afrofobik tutumda Güney Afrika için bir utanç meselesidir. Sonuç olarak bu sorunun çözümünde kilit nokta Güney Afrika hükümetidir. Güney Afrika, hükümetini de seçen halk olduğundan, halk göçmenlerle uğraşmaktan ziyade kendi hükümetini, hem göçmenler hem de yoksullukla mücadele konusunda doğru adımlar atmaya zorlamalıdır. Moeletsi Mbeki ve Nobantu Mbeki’nin de Sosyal Değişim için bir Manifesto: Güney Afrika Nasıl Kurtulur? isimli kitaplarında belirtikleri gibi, “Artık Güney Afrika’da siyah kardeşlerinin sefaletinden yine siyah kardeşleri sorumlu.” (Baser, 2017).

Eda Nur YILDIZ

KAYNAKÇA

Abdoul, Mamadov. “ Güney Afrika’da Göçmen Kavgası Nasıl Çıktı?” , Erişim: https://www.youtube.com/watch?v=rdjW_dGKGK0&t=602s 2022.

Başer,Bahar. “ Bir Çatışma Çözümü Modeli Olarak Güney Afrika: Post-Apartheid

Perspektifinden                           Bugünü                         Anlayabilmek”                          Erişim:

https://birikimdergisi.com/guncel/8104/bir-catisma-cozumu-modeli-olarak-guney-afrika -post-apartheid-perspektifinden-bugunu-anlayabilmek 2017.

Gençoğlu,Halim. “ Güney Afrika’da Ölmeyen Irkçılık: Zenofobi” Erişim: https://www.akem.org.tr/post/a%C3%A7%C4%B1k-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9F -g%C3%BCney-afrika-da-%C3%B6lmeyen-irk%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k-zenof obi 2018.

Gençoğlu, Halim. “Güney Afrika’da Mandela’dan Geriye Kalan: Sefalet, Suç ve

Sükut-u                                                          hayal”                                                          Erişim:

https://www.indyturk.com/node/543806/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/g%C3% BCney-afrikada-mandeladan-geriye-kalan-sefalet-su%C3%A7-ve-s%C3%BCkut-u-ha yal 2022.

Karadağ,Esma. “ Güney Afrika İstisnacılığı, Afrofobi ve Pan-Afrikanizm” Erişim: https://www.perspektif.online/guney-afrika-istisnaciligi-afrofobi-ve-pan-afrikanizm/ 2022.

Libya Liderlerine Felaketlerin Ardından Farklılıkları Gömme Çağrısı

Previous article

Zimbabve Devlet Başkanı, oğlu ve yeğenini bakan olarak atamasının ardından tepkiyle karşılaştı

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Analiz